Separator image

Genç girişimci 7 yılda 2 fabrikasıyla sektöre yenilik getirdi

15 Nisan 2026, Çarşamba

Kocaeli Gebze’de faaliyet gösteren Zem Raf Sistemleri ile ikinci el depo raflarını yeniden ekonomiye kazandırarak sektörde yeni bir alan oluşturan Emre Akmeşe, 2022 yılında kurduğu Spazio Akıllı Depo Çözümleri ile üretim ve teknoloji yatırımlarını büyütmeye devam ediyor. Kısa sürede 20’den fazla ülkeye ihracat yapan iki şirket, Ar-Ge odaklı çalışmaları ve akıllı depo sistemleriyle hem ekonomik hem de çevresel dönüşüme katkı sağlıyor.

Kocaeli Dilovası’nda 2022 yılında kurulan Spazio Akıllı Depo Çözümleri, 11 bin metrekarelik alanda depo ve raf sistemleri sektöründe faaliyet gösteriyor. Şirketin üretim ve teknoloji alanındaki büyümesini temsil ettiğini vurgulayan Spazio Akıllı Depo Çözümleri ve Zem Raf Sistemleri Yönetim Kurulu Başkanı Emre Akmeşe, üretim sürecini A’dan Z’ye kendi bünyelerinde yürüttüklerini belirtiyor.

Akmeşe, “120 kişilik ekibimizle depo raf sistemlerini tamamen kendi bünyemizde üretiyoruz. Ham madde olarak sacı rulo halinde alıyoruz. Roll forming makineleriyle bu saclara şekil veriyoruz, ardından kaynak ve boya gibi proseslerle depo raf sistemlerini A’dan Z’ye kendi bünyemizde üretiyoruz. Bunun yanı sıra yarı otomatik ve tam otomatik depo sistemleri kuruyoruz. Radyo shuttle, AS/RS ve miniload gibi sistemlerle müşterilerimize ileri teknoloji çözümler sunuyoruz. Şirketimizin henüz 4. yılı olmasına rağmen sektörde 40-50 yılda gelinen noktaya çok kısa sürede ulaştık ve şu anda sektörün öncü firmalarından biri haline geldik” şeklinde konuştu.

İkinci el depo raflarında geri kazanım modeli

Zem Raf Sistemleri ile ikinci el depo raflarını yeniden ekonomiye kazandırdıklarını ifade eden Akmeşe, bu modelin sektörde önemli bir boşluğu doldurduğunu belirtti. Kullanılmış rafların bakım ve onarımını yaparak garantili şekilde tekrar satışını ve montajını gerçekleştirdiklerini söyleyen Akmeşe, bu yaklaşımın sürdürülebilirlik açısından da büyük önem taşıdığını vurguladı.

Akmeşe, “Biz Türkiye’de ikinci el depo raf sistemleri sektörünü kuran firmayız. Tüm Türkiye’den kullanılmış rafları topluyoruz, bunların bakımını ve onarımını yapıyoruz. Ardından garantili şekilde tekrar satışını ve montajını gerçekleştiriyoruz. Bu aslında tam anlamıyla bir geri kazanım modeli. Biz bu sektörü kurmadan önce bu raflar atık olarak demir-çelik fabrikalarına gidiyor ve eritiliyordu. Bizim kurduğumuz model sayesinde binlerce ton demiri yeniden ekonomiye kazandırıyoruz” dedi.

Zem Raf Sistemleri’nin 9 bin metrekarelik alanda faaliyet gösterdiğini belirten Akmeşe, ikinci el depo raflarının yeniden ekonomiye kazandırılmasıyla sektörde yeni bir alanın oluşmasına öncülük ettiklerini ifade etti. Bu yaklaşımın hem çevreye hem de sürdürülebilirliğe ciddi katkı sağladığını söyledi.

20’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyor

İhracat faaliyetlerine de değinen Akmeşe, ağırlıklı olarak Avrupa ve Balkan ülkelerine satış yaptıklarını, Afrika’da da bir yapılanma ve bayi ağı kurduklarını ifade etti. Şirketin şu anda 20’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdiğini belirten Akmeşe, hedeflerinin bu sayıyı artırmak ve globalde bilinen bir marka haline gelmek olduğunu söyledi.

Uluslararası fuar katılımlarının da bu hedef doğrultusunda önemli rol oynadığını vurgulayan Akmeşe, Dubai Big Five, Almanya LogiMAT ve Automechanika gibi önemli organizasyonlarda yer aldıklarını, bu fuarların marka bilinirliğini artırmak açısından büyük değer taşıdığını dile getirdi.

Ar-Ge çalışmalarına özel önem veriliyor

Ar-Ge yatırımlarına büyük önem verdiklerini belirten Akmeşe, Spazio’yu kurmadan önce Erzurum Atatürk Üniversitesi ile iş birliği yaparak bir laboratuvar kurduklarını söyledi. Bu laboratuvarda genetik algoritmalar kullanarak minimum sac kullanımıyla maksimum verim sağlayan raf profilleri tasarladıklarını aktaran Akmeşe, bu sayede aynı projelerin daha düşük tonajlarla çözülebildiğini ifade etti.

Toplamda 170 kişilik istihdama ulaştıklarını ve yaklaşık 20 bin metrekarelik üretim alanına sahip olduklarını belirten Akmeşe, şirketin yaş ortalamasının 33’ün altında olduğunu ifade etti. Hem mavi yaka hem beyaz yaka kadrolarında genç ve dinamik bir ekiple çalıştıklarını söyleyen Akmeşe, Ar-Ge’nin kendileri için bitmeyen bir süreç olduğunu vurguladı.

Akmeşe, geçtiğimiz yıl kazançlarının yaklaşık yüzde 30’unu Ar-Ge, pazarlama ve reklam faaliyetlerine ayırdıklarını da sözlerine ekledi.

“Fırtınalı denizde gemiyi doğru yönetmek önemli”

Sektörde yaşanan ekonomik dalgalanmalara da değinen Akmeşe, son 3 yılda özellikle metal sektöründe ciddi dalgalanmalar yaşandığını, metal fiyatları düşerken döviz kurunun yükselmesinin sanayiciyi zorladığını söyledi. Bu süreçte ekip ruhunun ve doğru yönetimin önemine dikkat çekti.

Akmeşe, şirketin yeni yatırımlarından birinin de e-ticaret alanı olacağını belirterek, Türkiye’de ilk defa eski civatalı rafların geliştirilmiş versiyonunu ürettiklerini açıkladı. Bu ürünlerin e-ticaret üzerinden son kullanıcıya ulaştırılacağını söyleyen Akmeşe, evinde, bodrumunda veya balkonunda depolama yapmak isteyen herkesin bu rafları kolayca kurabileceğini ifade etti.

Bir kişinin tek başına 5 dakika içinde kurabileceği kadar pratik bir sistem geliştirdiklerini de vurguladı.

LogiMAT 2026 ve global büyüme hedefi

Küresel lojistik profesyonellerini bir araya getiren LogiMAT 2026’da yer aldıklarını ifade eden Akmeşe, Almanya’nın Stuttgart kentinde düzenlenen organizasyonda geliştirdikleri akıllı depo sistemlerini uluslararası vitrine taşıdıklarını söyledi. LogiMAT’ın sektörün en önemli buluşma noktalarından biri olduğunu belirten Akmeşe, burada Spazio’nun mühendislik gücü ve teknolojik altyapısını dünya sahnesine çıkardıklarını ifade etti.

Avrupa başta olmak üzere global pazarda daha görünür olmayı, yeni iş birlikleri geliştirmeyi ve ihracat ağını genişletmeyi hedeflediklerini belirtti.

2030 hedefi: Amerika pazarı

2030 yılına ilişkin hedeflerini de paylaşan Akmeşe, Amerika pazarına girerek orada güçlü bir marka haline gelmeyi amaçladıklarını söyledi. Avrupa’da da büyümek istediklerini belirten Akmeşe, Almanya’da şirket kurma planlarının bulunduğunu, hedeflerinin hem Türkiye’yi temsil etmek hem de globalde kalıcı bir marka olmak olduğunu ifade etti.